DÜ
ĞÜN!
Düğün
; sevinç ve sââdet günüdür.
Düğün ; hayırlı bir amelin ilânıdır.
Düğün ; sevinç ve mutluluğun izhârıdır.
Düğün ; sevmek-sevilmek halleridir.
Düğün ; saygı göstermek ve saygı görmek halleridir.
Düğün ; sevdirmek ve sevindirmek halleridir.
Düğün ; izzet-i ikramları paylaşmaktır.
Düğün ; kavuşmak-kavuşturmaktır.
Düğün ; ihmal edilen sıla-i rahimin telafisi için fırsattır.
Düğün ; ilgilenmek ve ilgi alaka görmektir.
Rasulullah
(S.A.V) - Düğun
yap, bir koyunla da olsa ziyafet ver
buyurmuştur.
Herkesin kendi hali vaktine göre, ısraf etmemek, lüzumsuz fazla borca girmemek, riya ve gösterişten kaçınmak şartlarıyla, düğün yemeği ziyafeti vermesi Hz. Peygamber efendimizin sünneti ve dinimiz islâmiyetin güzel adetlerindendir.
Her düğün öncesi ; çoğu insanımız tarafından, ailesinden
Allah'ın emri-Peygamberimiz (S.A.V)'in kavli ile istenilen kızın düğününün nasıl yapılacağı konusunda Hakk'ın rızası aranmaz ve gözetilmezdi.
Ne yazık ki ; uzun yıllardır bir çok müslümanlarımız dinimizin âli emirlerini, güzel adet ve ananelerini, milli seciyemizi terk ederek, yabancı milletlerin modasını taklid ederek, güzel işlerimize tehlikeli bid'atleri yerleştirerek, bu bir zarurettir, zamanın ihtiyaçlarındandır efendim diyerek düğünlerinde uyguladılar ve uygulattırdılar.
Oysa müslüman, sâhibül zaman, sâhibül mekan olmalıydı.
Bulunduğu zaman ve mekana, müslüman kendi değerleriyle hükmetmeliydi.
Ümmetin çekirdeğini oluşturan Aile'nin teşekkül ve varlık sebebi, nefislerin heva ve hevesine uyarak, gaflet içinde keyf ve eğlence değil, ilahi emanetleri hassasiyetle taşımak ve gelecek nesillere sorumlulukla ulaştırmaktır.
İhtiras seline, baraj kâr etmez
Beşer arzuları, saymakla bitmez
Sabır sınavıdır, ömür dediğin !
Hal böyle iken, elbette Müslüman, düğününü bir gün tüm yaptıklarının hesabını vermek üzere yaratıcısının huzuruna döndürüleceği gerçeği, şûûrû, bilince ve sorumluğu ile hareket ederek, dini ve ahlaki kaideleri nazar-ı dikkate alarak yapmalıdır.
Mü'minler, düğünlerinde ; Allah ve
Rasul'ünün nehy ettiği şeyleri yapmamalıdır. İslam ahlakına uygun proğramlar,
eğlenceler, meşguliyetler tertib etmelidirler.
Elhamdülillah; son yıllarda, toplumumuzda yaşanan dini bilinçlenme, hayatımızın her alanına yayılmaya başladı. Sorunların çözümünde artık herkez görev alarak, sorunun bir parçası olmaktan kurtuluyor.
İnsan hayatının en değerli anlarından biri olan düğününü insanımız artık insiyatifini eline alarak idealleri doğrultusunda maneviyatına uygun bir şekilde yapmaya gayret gösteriyor.Bizlerde bu yönelişe; icra eylediğimiz sanatımızla, yüreğimizdeki sevgimizi ve üretkenliğimizi de katarak, inancımızın ve islam medeniyetinin milli tarihimizin izlerini taşıyan alternatif proğramlarla katkı vermeye çalışıyoruz.
Fahri kainat efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V)
-Düğünlerinizi, cenaze evine çevirmeyin buyuruyor
Düğünlerde meşru eğlence ve neş'e caizdir, hatta gereklidir!
İslam dini; düğün ve bayramlarda yapılan ve ifrata varmayan eğlenceleri engellemediği gibi, bilâkis teşvik etmiş ve önem vermiştir. Ҫünkü bir cemiyetin her dem tazelenen yaşam sevinci, mutluluğu, huzur ve devam bekası için, dini-milli şûûr ve heyecan gereklidir!Hasretim İlahi grubu